Bir Gecede Biten Rüyalar: Futbol Tarihinin En Travmatik 6 Sakatlýðý
Futbol, dýþarýdan bakýldýðýnda 90 dakikalýk bir oyundur. Ýçeriden bakýldýðýnda ise bir ömürlük hayal… Bazý futbolcular için bu hayal yýllar boyunca adým adým inþa edilir; altyapý sahalarý, boþ tribünler, yaðmurlu antrenmanlar, saklanan küçük umutlar… Ve sonra, tek bir gece gelir. Bir müdahale, bir çýðlýk, bir sedye… O geceden sonra hiçbir þey eskisi gibi olmaz.
Bu yazý; kaybedilen kupalarý deðil, yarým kalan hayatlarý anlatýyor. Bir gecede biten rüyalarýn hikâyesini…
Ronaldo Nazário – Inter, 2000
Roma Olimpiyat Stadý’nda hava futbola uygundu. Tribünler doluydu, final atmosferi her zamanki gibi aðýrdý. Ronaldo sahaya çýktýðýnda herkes ayný þeyi hissediyordu: Birazdan bir þey olacak. Çünkü o dönem Ronaldo demek, futbolun sýnýrlarýný zorlamak demekti. Savunmacýlarýn yetiþemediði, kalecilerin çaresiz kaldýðý o patlayýcý güç…
Dakikalar henüz ilerlememiþti. Ronaldo topu aldý, sað ayaðýyla hýzlanmak istedi. Kimse ona dokunmadý. Ne bir tekme vardý ne bir omuz. Ama bir anda Ronaldo yere düþtü. Çýðlýðý, stadyumdaki tüm sesleri bastýrdý. Bu bir faul çýðlýðý deðildi. Bu, bedenin isyanýydý.
Oyuncular ne yapacaklarýný bilemedi. Rakipler yaklaþamadý. Takým arkadaþlarý korkuyla bakakaldý. Ronaldo’nun yüzündeki acý, kameralarýn önünde saklanamayacak kadar gerçekti. Teþhis kýsa sürede geldi: Diz kapaðý tendon kopmasý. Futbolcular için en karanlýk cümlelerden biri.
Aylar süren rehabilitasyon, belirsizlik, “geri dönecek mi?” sorularý…
Ronaldo döndü. Evet, kupalar kazandý, Dünya Kupasý’ný kaldýrdý. Ama Inter formasýyla izlediðimiz o ilk Ronaldo…
O hýz, o patlama, o korku…
Bir daha tam anlamýyla geri gelmedi. Futbol tarihinin belki de en büyük sorusu hâlâ ortada duruyor:
Ya o gece yaþanmasaydý?
Marco van Basten – Milan, 1992
Van Basten futbolu sertlikle deðil, zarafetle oynuyordu. Onu izlerken kimse “güçlü” demezdi ama herkes “kusursuz” derdi. Top ayaðýna yakýþýrdý. Gol vuruþlarý resim gibiydi. Milan formasýyla futbolun en estetik yüzüydü.
1992 Þampiyonlar Ligi finalinde Barcelona karþýsýnda sahadaydý. Ama o final, Van Basten için bir zafer gecesi deðil, bir vedanýn baþlangýcý oldu. Rakip savunmanýn sertliði artýyordu. Gelen her darbe ayak bileðinde bir iz býrakýyordu. Bir pozisyonda yere düþtü, kalktý, devam etti. Ama artýk bedeninin verdiði sinyaller netti.
Ayak bileði iflas ediyordu. Ameliyatlar baþladý. Her dönüþ denemesi umutla baþlýyor, hayal kýrýklýðýyla bitiyordu. Van Basten futbolu 28 yaþýnda býraktý.
28… Bir futbolcunun en olgun çaðýnda. Üç Ballon d’Or sahibi bir efsane, sessizce sahneden indi.
Onu izleyen herkes þunu düþündü:
Eðer futbol biraz daha adil olsaydý, Van Basten bugün nerede olurdu?
Eduardo da Silva – Arsenal, 2008
O sezon Arsenal þampiyonluða inanýyordu. Eduardo da Silva ise bu inancýn en önemli parçalarýndan biriydi. Ceza sahasýnda sakin, bitirici, özgüvenliydi. Birmingham deplasmanýnda oynanan maçýn henüz baþlarýydý. Eduardo savunma arkasýna koþu yaptý. Kaleciyle karþý karþýya kalmak üzereyken gelen müdahale…
Futbol bir anda durdu. Eduardo’nun ayaðý, olmasý gereken yerde deðildi. Kameralar hýzla baþka yöne çevrildi ama olan biten herkesin zihnine kazýndý. Oyuncularýn yüzündeki ifade, bu pozisyonun sýradan bir sakatlýk olmadýðýný anlatýyordu.
Açýk kýrýk teþhisi kondu. Aylar süren fiziksel iyileþme baþladý. Ama asýl yara, zihindeydi. Eduardo geri döndü, forma giydi, goller attý. Ancak o eski cesur koþular yoktu. Savunma arkasýna atýlan her adým, beyninde ayný görüntüyü canlandýrýyordu.
Bazý sakatlýklar geçer. Bazýlarý ise futbolcuyla birlikte sahaya çýkar. Eduardo’nunki ikinci türdendi.
David Busst – Coventry City, 1996
Old Trafford’da oynanan maç sýradan bir lig karþýlaþmasýydý. David Busst için de herkes gibi bir maçtý. Bir korner kullanýldý. Busst ön direðe koþtu. Ýki savunmacý arasýnda kaldý. Ve o an…
Saha bir anda kana bulandý. Busst’un bacaðý paramparçaydý. Oyuncular aðlýyordu. Peter Schmeichel, kalede dizlerinin üzerine çökmüþ, gözyaþlarýný tutamýyordu. Tribünlerde sessizlik hâkimdi. Bu, futbolun tanýklýk etmek istemediði bir sahneydi.
Teþhis korkunçtu. Çift kýrýk. Enfeksiyon riski. Doktorlar futbolu deðil, Busst’un hayatýný kurtarmaya çalýþýyordu. Kariyerinin bittiði o an belliydi.
Busst bir daha futbol oynamadý. Ama onun yaþadýðý travma, Ýngiltere’de saðlýk protokollerinin deðiþmesine neden oldu.
Futbol, onun acýsýndan ders aldý.
Rýdvan Dilmen – Fenerbahçe, 1989
Türkiye’de futbolu izleyen herkes Rýdvan Dilmen’in ne demek olduðunu bilir. O, yetenekti. O, hayaldi. O, topu ayaðýna aldýðýnda tribünleri ayaða kaldýran adamdý. Fenerbahçe’de attýðý goller kadar, oynadýðý oyunla da fark yaratýyordu.
Ama Rýdvan’ýn kariyeri, sakatlýklarla sürekli sýnandý. Özellikle dizinden yaþadýðý aðýr sakatlýklar, onun futbolunu adým adým törpüledi. Avrupa hayalleri, uzun süreli istikrar beklentileri hep bu sakatlýklarýn gölgesinde kaldý.
Rýdvan sahaya her çýktýðýnda bir risk alýyordu. Çünkü bedeni ona tam güven vermiyordu. Buna raðmen oynadý, fark yarattý, iz býraktý. Ama herkes þunu biliyordu: Eðer Rýdvan Dilmen saðlýklý bir kariyer geçirseydi, Türk futbolunun hikâyesi çok daha farklý yazýlabilirdi.
Onun trajedisi, yeteneðin deðil, bedenin sýnýrlarýný hatýrlatýyordu.
Bojan Krkić – Barcelona, 2010
Bojan’ýn sakatlýðý görünmüyordu. Ama belki de en derin olanýydý. Barcelona altyapýsýndan Messi’den bile fazla gol atarak çýkan bir çocuktu o. “Yeni Messi” denildi. O etiket, bir futbolcuya verilebilecek en aðýr yüktü.
Her maç bir sýnavdý. Her kaçan pozisyon bir manþet. Bir noktadan sonra Bojan sahaya çýktýðýnda ayaklarý deðil, zihni titriyordu. Panik ataklar baþladý. Oynayamama korkusu, beklentilerin altýnda ezilme hissi…
Futbolu býraktý demek doðru olmaz. Ama o beklenen yýldýz hiçbir zaman parlamadý. Çünkü Bojan bize þunu öðretti:
Futbolcunun sakatlanmasý için kemiklerin kýrýlmasý gerekmez. Bazen özgüven yeterince zarar görür.
Bojan Krkic : Bir Kariyer Nasýl Kaybolur?
Sonuç: Futbolun Unutmak Ýstediði Anlar
Bu altý hikâyenin ortak noktasý var. Hiçbiri vedaya hazýrlýklý deðildi. Hiçbiri “son maçým olabilir” diye sahaya çýkmadý. Ama futbol, izin istemez.
Bazý geceler bir maç kaybedilir.
Bazý geceler bir sezon biter.
Ama bazý geceler… bir rüya sonsuza kadar kapanýr.
